Folluk Dergisi

Her başlangıç yeni bir ümit ve heyecandır. Ülkemizde Süs Tavukçuluğu camiası yeni bir doğuşun yepyeni bir başlangıcın ümit ve heyecanı içerisinde. Bu ümidin ve heyecanın adı, ülkemizde bu alanda bir ilk olan “FOLLUK DERGİSİ”dir. Bu yeni oluşum camiamız adına ümit vericidir. Çünkü geliştiğimizin, ilerlediğimizin, büyüdüğümüzün işaretidir. Ümit vericidir çünkü; yeni bir başlangıçtır, yepyeni dostlukların, birlikteliklerin, paylaşımların başlamasına vesile olacaktır. Ümit vericidir çünkü, eksikliklerimizi tamamlamak, camiamızın gündemlerini dile getirmek, için sesimiz soluğumuz olacaktır. Yine aynı zamanda heyecan vericidir; çünkü camiamız adına yepyeni bir kulvar, bir süreç, bir iştir. Heyecan vericidir çünkü; Durgunluğumuza ivme kazandıracak, ortak hedefe yürürken bizi kenetleyecek bir sinerji kaynağı olmaya adaydır. Ümit ve heyecan insanoğlunun en büyük motivasyon kaynaklarından ikisidir. Ümit ve heyecan varsa ilerleme ve gelişme vardır. FOLLUK DERGİSİ bu açıdan bakıldığında camiamız adına her bakımdan ümit ve heyecan verici bir gelişmedir. FOLLUK DERGİSİ, camiamızın marka değerine katkı sunacak yepyeni bir müessese olarak yayın hayatına başlayacaktır.
Neden böyle bir dergi çıkarttığımız, böyle bir oluşuma neden gerek duyduğumuz akla gelebilir? Ülkemiz Süs Tavukçuluğunun en önemli sorunlarından birisi hiç şüphesiz bu alandaki Türkçe yayın eksikliğidir. Maalesef ülkemizde süs Tavukçuluğu özelinde yapılmış hiçbir bilimsel araştırma, bu alanda yazılmış hiçbir müstakil makale ve eser bulunmamaktadır. Bazı internet ortamında paylaşılmış bilgi kırıntıları bulunmakla birlikte bu paylaşılan bilgiler bilimsellikten yoksun, hiçbir kaynağa atıf yapılmadan yazılmış olmaktan öteye geçememektedir. Somut bir örnek üzerinden gidecek olursak Sultan Tavuğu, menşei bize ait olan çok özgün bir türdür. Menşeinin bize ait olduğunu iddia ettiğimiz bu güzel tavuk türünün ülkemizdeki tarihçesine dair çok az şey bilinmektedir ve bildiğimiz şeyler somut belgelerden yoksundur. Çok kısa olarak meseleyi merak edenler internette bir tarama yapsalar 7-8 satırdan oluşan bir paragraf bilginin dışında hiçbir dataya ulaşamayacaklardır ki bu yazılan bilgilerde biraz önce bahsettiğim kaynak, atıf ve belgelerden yoksun durumdadır. Menşeinin bize ait olduğunu söylediğimiz bu harika hayvanlara dair Avrupalı dostlarımızın hazırladığı çok güzel çalışmalar bulunmaktadır. Sigrid Van Dort ‘un “Sultan” isimli eseri buna güzel bir örnektir. İşte FOLLUK DERGİSİ bu alandaki yayın eksikliğine olumlu katkı sağlayabilmek amacıyla bir avuç vizyoner gönüllü hobici tarafından kurulmuştur. Kuruluş hedefinde kesinlikle ticari hedef ve beklentiler bulunmamaktadır. FOLLUK DERGİSİNİ yayına hazırlayan motive edici güç, yayın heyetinin sahip olduğu değerler ve bu hobiye gönül vermişliğin getirdiği aşk ve şevktir. Dergimiz ilk etapta sanal dergi olarak tasarlanmış olup İstanbul Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Yetiştiricileri Derneğinin resmî Web Sitesi olan www. istanbulsustavuklaridernegi.com sayfasında kendisine ayrılan bölümde yayınlanacaktır. Yakın gelecekte eğer başarılı bir dergicilik konsepti oturtabilirsek 3 ayda bir yayınlanacak olan süreli bir yayına çevirmeyi planlamaktayız. Uzak hedefte ise süreç içerisinde biriken yazı ve araştırmaları kitaplaştırarak bu anlamda literatüre katkı sunmayı arzu etmekteyiz.
Dergimiz için çok kaliteli, camianın içinde tanınan, sevilen, popüler ve alanında uzman bir yazı heyeti oluşturmuş bulunmaktayız. Her biri birbirinden kıymetli bu dostlarımızın kendilerine ait köşelerinde paylaşacakları yazılar olacak. Köşe yazarlarımızı belirlerken bu alanda yetkin, camia tarafından tanınan, sevilen popüler profiller olmasına dikkat etmeye çalıştık ama hepsinden önemlisi öncelikli kriterimiz bu işi sevgi ile değer vererek yapan hobici dostlarımız olmasıdır. Çünkü sevgi dilinin her gönüle akıp gidecek bir yol bulacağına inanıyoruz. Bu hobiye değer veren insanlar olmalıydı, çünkü değer vermekten kastımız kendi içmediği suyu hayvanlarına vermeyecek kadar yaptığı işe saygı duyan ve değer veren insanlar. Böyle olmalı çünkü bu örnek hobici profilleri camiaya örnek birer rol model, bir rehber olsunlar.
Dergimizin ismi belirlenirken köşe yazarlarımızla birlikte uzun beyin fırtınaları gerçekleştirdik. Sonuçta; 10-15 kişilik bir ekip yaklaşık 50’ye yakın isim teklifi üzerine uzun uzun düşünüp, tartıştık. Çok kıymetli Mahmut Aldırmaz hocamızın teklif ettiği “FOLLUK” ismi üzerinde fikir birliğine vardık. Belirlemek istediğimiz isim için aradığımız kriterler, tek kelimeden oluşan, geniş ve derin bir anlamı muhteva eden ve özelde süs tavukçuluğunu çağrıştıracak bir isim olmalıydı. Birbirinden orijinal ve güzel isimler arasında yukarıda belirtilen kriterlere en uygun özelliği yansıttığını düşündüğümüz “FOLLUK” isminde karar kılınmış oldu. FOLLUK kelimesi aynı zamanda ihtiva ettiği anlam açısından, sabrı, üretmeyi, doğuşu ifade eden bir isim olarak misyon değerlerimizle paralellik arz etmektedir. Yine dergimizin ismiyle ilgili ilk logo çalışmamız sayın Mahmut Aldırmaz hocamızın çiziminden çıkmıştır. Kendisine dergimize sağlamış olduğu katkılar için buradan çok teşekkür ediyorum.
Dergimizin içeriğinin şu şekilde olmasını planladık. Her sayının başında dergi editörünün “Başlarken” başlıklı bir baş yazısı olacak. Bu baş yazı, yazılmış olduğu sayının içeriğine dair anekdotlar içeren, camiamızın o dönemki gündemlerine temas eden bir giriş ve tanıtım yazısı olacaktır.
Dergimizin her sayısında bir dosya konu işlemeyi planlıyoruz. Bu dosya konunun işleneceği bölümün adı “KUŞ BAKIŞI” olacak. Bu isimde, dergimize isim arayışları sürecinde çok kıymetli köşe yazarımız Dilayda Kanmaz Hanımefendi tarafından teklif edilmişti. İfade ettiği mananın derinliği karşısında bu isim teklifinin boşa gitmesine gönlümüz razı olmadı ve bu ismi değerlendirmeyi düşündük. “KUŞ BAKIŞI” anlam olarak, tepeden, geniş bir perspektiften bakış açısını ifade ettiği için, dosya konumuzu ele alacağımız bölüme isim olarak çok yakışacağını düşündük. Dergimizin ilk sayısında işlenecek dosya konu “Türkiye’de Süs Tavukçuluğunun Mevcut Durumu ve Meseleleri” olarak belirlendi. Bu konuyu belirlemekteki amacımız, bugünlerde federasyonumuz ve bağlı derneklerimizin girişimleri sonucu ülkemizin yetkili makamlarıyla temasa geçilmiş, süs tavukçuluğu alanındaki mevzuat eksikliklerinden doğan sorunlara çözüm taleplerinde bulunulmuştur. Bu girişimler sonucunda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ilgili Genel Müdürlüğünce gönderilen cevabi yazıda mevzuatlarla ilgili ihtiyaçların belirtildiği kapsamlı bir rapor hazırlanılarak sunulması talep edilmiştir. İşte bu sayımızın dosya konusunun “Türkiye’de Süs Tavukçuluğunun Mevcut Durumu ve Meseleleri” olarak seçilmesi, hazırlanacak olan bu rapora ışık tutacak noktalara temas edebilmektir.
Yine dergimizin her sayısında bir tavuk türünü ele alıp tanıtmayı planlamaktayız. İlk olarak ele alıp tanıtmayı planladığımız türler doğal olarak çok önemsediğimiz milli türlerimiz olacak. Milli türlerimizin tanıtılması, korunması ve geliştirilmesi meselesini kuruluş misyonumuzun temelleri arasında görmekteyiz. Dergimiz yayın hayatına devam ettiği sürece sırasıyla Sultan, Denizli, Gerze Hacı Kadın, İspenç, Gugulli ırklarımızı öncelikli olarak ele alıp tanıtmayı planlamaktayız. İlk sayımızda ele alıp tanıtacağımız tür “SULTAN” tavuğudur. Sultan tavuğunun hikayesi çok çarpıcıdır. Bu hikayenin içinde trajediyle birlikte umut vardır, hüzün vardır. Bize ait olan bu çok özgün ve güzel hayvanlar kaderin cilvesi olarak zaman içerisinde kendi ana vatanında nesilleri tükenmiş ve bazı hobicilerin sergiledikleri büyük fedakarlık ve emeklerle tekrardan Amerika ve Avrupa’dan getirtilerek ülkemize kazandırılmıştır. Şimdilerde ise sultan tavukları hobiciler arasında hızla yayılarak üretilmeye başlanmıştır. Ama ülkemizde sultan tavuğu yetiştiriciliğinin çok ciddi sorunları mevcuttur. Bu hususlara dergimizin bu sayısında temas etmeye çalıştık.
Yine dergimizin her sayısında süs tavukçuluğu hobisine büyük emekler vermiş, deneyim ve tecrübelerini önemsediğimiz ve bu hobiye yeni başlayacaklara rol model olmayı hak eden duayen isimlerle röportajlarımız olacak. Bu sayımızda camianın tanınan ve sevilen profillerinden Abika Brahma Kümesinin sahipleri Zengin ve Yasin Yıldırım kardeşlerle bir röportaj gerçekleştirdik. Kendilerine buradan bize göstermiş oldukları içtenlik ve misafirperverlikleri için çok teşekkür ediyorum.
Yine her sayımızda bir kümes tanıtımı yapmayı hedeflemekteyiz. Ziyaretlerimiz esnasında gerçekleştireceğimiz gözlemleri içeren bir yazı dizisi planlamaktayız. Bundaki amacımız birbirimizi yakından tanımamıza vesile olmak, çok değerli hobicilerimizi tanıtarak onlara değer vermek ve yeni başlayacak hobidaşlarımıza rol model olabilecek güzel örnekler sunmak. Bu sayımızda Nusret Ocaktürk ve Oğullarının işlettiği kümesin tanıtımı yapılacaktır. Kendilerine buradan bize göstermiş oldukları içtenlik ve misafirperverlikleri için çok teşekkür ediyorum.
Yine her sayımızda Veteriner Hekim Filiz Altıntaş Hanımefendi ve Veteriner Teknikeri Ekrem Damatoğlu’nun hazırlayıp kaleme alacakları kanatlı sağlığına dair yazılara yer vereceğiz. Kanatlı sağlığı konusunu çok önemsiyoruz. Çünkü bu konuda camiamızda büyük bir ihtiyacın olduğunu, hobidaşlarımızın kanatlı sağlığıyla ilgili kulaktan dolma bilgi ve yöntemlerle değil, farkındalık sahibi bilinçli üreticiler olarak hayvanlarının sağlığına önem vermeleri gerektiğini düşünmekteyiz.
Her kanatlı sever hobici aynı zamanda iyi bir çevreci ve doğa korumacıdır. Bu gerçeklikten yola çıkarak her sayımızda doğa, çevre, sürdürülebilirlik konularında yazılarımız olacak. Polimer Yüksek Mühendisi Dilayda Kanmaz ve İstanbul derneği üyemiz Bülent Aydın bu konularda yazılar kaleme alacaklardır.
Yükselen bir trend olarak ülkemizde bu alanda yatırım yapmayı planlayan insan sayısı her geçen gün artış göstermektedir. Yasin Yıldırım üstadımın tabiriyle büyük bir hevesle başlayıp maalesef hüsranla sonuçlanan bir sürü örnekler var. Dergimizin misyonlarından birisi insanları bilinçlendirmek, farkındalık yaratmak ve rehberlik yapmaktır. Yani süs tavukçuluğu ülkemizde ticari potansiyel taşıyor mu? Bu alanda yatırım yapılacaksa hangi noktalara dikkat edilmeli? Bu konulara temas etmeyi de bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Değerli dostumuz İlhan Aydaş süs tavukçuluğunun sektörel analizini yapacak, girişimci olarak bu alana yatırım yapmak isteyenlere ışık tutacak yazılar kaleme alacak.
Sosyal medyadaki paylaşımlarda birçok hobidaş; “mutasyon geliştirdim, yeni varyete geliştirdim, benim kendi hattım kendi kanım, çaprazlamalarla AAA kaliteyi yakaladım” gibi iddialarda bulunmaktadırlar. Anlaşılan bu hususlarda ciddi bilgi eksikliklerinin olduğu aşikardır. Bu hususlar bu kadar kolay mıdır? Çaprazlama nedir nasıl yapılır? Bu işlerin etik sorumluluğu var mıdır? Kanatlı anatomisi ve genetiği gibi konularda bilgi içerikli yazılara çok ihtiyaç vardır. Bizleri bu konularda yazacağı yazılarla aydınlatacak olan sayın hocamız Mahmut Aldırmaz’ın (Kanatlı Bahçe) yazıları dergimizin değerine değer katacağa benziyor.
Son olarak, her sayımızda tarih ve edebiyatımızdan kanatlı ve hayvan sevgisini anlatan yazılar sunmaya da çalışacağız.
Dergicilik kolay bir süreç değil bizlerde profesyonel dergici değiliz. Muhakkak ki eksikliklerimiz olacaktır. Her türlü yapıcı eleştiri ve öneriye açığız. Dergimizin bu aşamaya gelmesinde en başından beri her türlü desteğini bizden esirgemeyen Federasyon ve İstanbul Dernek Başkanımız Sayın Ömer Kılıçoğlu’na, sitemizin dijital tasarımında büyük emekleri olan dostumuz Yemliha Korkmaz’a, sırasıyla köşe yazarlarımız; Mahmut Aldırmaz, Aleksandra Rweyka, Yaşar Ocaktürk, Yasin Yıldırım, Filiz Altıntaş, Ekrem Damatoğlu, Bülent Aydın, Dilayda Kanmaz, İlhan Aydaş’a dergimizin akademik danışmanlığını üstlenerek bizleri kırmayan çok değerli hocamız Doç Dr Demir Özdemir’e, dergimizin muhabirliğini yapan Yusuf Savaş’a teşekkürü bir borç biliyorum. Sözü çok uzatmadan sizi dergimizle baş başa bırakıyor keyifli okumalar diliyorum.

EDİTÖR : Erkan FİLİZ